Gezgin Özlem Köksal İle Röportaj

Gezgin Sohbeti bölümüm için ilk röportajımı beni kırmadan hemen dönüş yapan tatlı mı tatlı Özlem Köksal ile gerçekleştirdim. Özlem kendini tüm bahanelerden sıyırarak nasıl gezginliğe adım atmış hep birlikte kendisinden dinleyelim.

Merhaba Özlem 🙂 Seni severek takipteyiz! İlk röportajımı seninle yapıyorum, çok heyecanlı. Herkes gezginleri çalışmıyor, sadece geziyor zanneder. Aslında işin iç yüzü genelde öyle olmuyor. Sen ne iş yapıyorsun? Peki nasıl gezgin oldun?
Ben full-time sigortacıyım, bu meslekle ilgileniyorum ama neredeyse her ay bir yurt dışı seyahati ile taçlandırmaya çalışıyorum anlarımı. Seyahat etmek ve yazı yazmak benim yaşam enerjim, hayat motivasyonum. Başta hiç bu kadar ilgi beklemeden açtığım web sitem ve Instagram profilimle artık hobimi yavaş yavaş işe dönüştürüyorum.

Kaç ülke gezdin şu ana kadar? Seni en büyüleyen şehir hangisi, neden?
Bugüne kadar 35’in üzerinde ülke, 100’den fazla şehir gördüm dünya üzerinde, buna Uzak doğu da dahil. En’lerimin en başında kendimi evimde gibi hissettiğim, her şehri ile bana dinginlik ve özgürlüğü gösteren İtalya, Roma var. Sonrasında Slovenya ve Stockholm olarak devam ediyor liste. Ama nereye gidersem gideyim en çok özlenen Roma oluyor. Çok başka bir hissi var üzerimde, etkisi ılık bir akşamüstü rüzgarı gibi. Ne zaman değse bana, beni yeniden çağırıyor.

İtalya’nın benim üzerimde de böyle bir etkisi var, büyüleyiciliği yadsınamaz. Peki seyahatlerinde olmazsa olmaz olarak kullandığın mobil uygulamalar var mı?
Özellikle kullandığım MapsMe uygulaması var. Onun dışında bir uygulama kullanmıyorum. Booking ve Airbnb ise son dakika konaklamalarıma yardımcı aplikasyonlar.

Henüz gitmediğin ama delice istediğin rota neresi?
Avusturalya, Güney Amerika ve Afrika! Özellikle safari. Ah bir de Meksika! Avrupa’yı neredeyse bitirdik gibi, yani elbette tekrar tekrar gittiğimiz yerler ve görmediklerimiz var; ama biraz farklı coğrafyalara gitmek lazım ve bunun fikri bile beni heyecanlandırıyor.

Safari mi?! Ah ya, benim de en çok yapmak istediğim şeylerden biri. Son olarak takipçilerimize mutlaka görmelisiniz, yaşamalısınız dediğin bir yer ya da bir deneyim olur mu?
Blog’umun sloganında olduğu gibi “dünya kocaman onu döne döne gezmek gerek” Seyahat etmek imkân ve bütçe meselesi olduğu kadar, zaman yaratma meselesi. O yüzden sadece yurtdışı ya da uzak rotalar değil ülkemizin ya da çevremizdeki yerlerinde görülecek yerlerini rotaya dâhil ederek “keşif” tutkularını hayata geçirmeliler! Yollar, yolculuklar hep birşeyler öğretiyor insana ve öğrendiklerinizin anı’ya dönüşmesinden daha büyük mutluluk yok.

Bu tatlı röportaj için çok teşekkür ederim 🙂 Özlem Köksal’ın blogunu incelemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın